Koç Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Yöneticisi Saner Bayram / İstanbul


15 Mayıs 2011




"Gerçek olmayan hasarların önlenmesi konusunda acente olarak, çalışmış olduğumuz sigorta şirketleriyle hasar anında paralel olarak işbirliği yapmak mecburiyetindeyiz"

Bildiğiniz gibi sigortacılık, her şeyden önce güvene dayalı bir meslektir. Bu meslek grubu içerisinde sigortacılar ve sigortalıların sorumluluklarını azami şekilde yerine getirmeleri gerekir. Günümüz Türkiye'si, son 10 yılda teknoloji ve eğitim anlamında çok yol kat etti. Bunu da göz önünde bulundurmamız gerekir. Mesela 10 yıl önce bazı poliçeler manuel kesildikten sonra bir nüshası şirkete gönderiliyordu, diğer bilgiler de diskete aktarılıp acentenin vereceği bilgiye göre yükleme yapılıyordu. Tabii bu durum hem sigortacı hem de sigortalı tarafından suistimal edilebiliyordu. Geçmişe baktığımızda sigorta şirketlerinin bu yüzden ağır bedeller ödediğini görebiliriz. Eğer acente sağlam bir portföy kurduysa gerçek olmayan hasarları süzgeçten geçirebilir ve bu tür hasarlar yeni tanzim edilen poliçelerden gelebilir. 01.04.2008 tarihinde başlayan bilirkişi gözetimi olmaksızın hasara karışanların doldurmuş oldukları K.T.T.'nin (Kaza Tespit Tutanakları) usulsüz olarak doldurulması gerçek olmayan hasarların ortaya çıkmasına neden oluyor. Buna örnek vermek gerekirse 01.04.2008 tarihinden sonra açılan dosyalarda alkollü ve ehliyetsiz sürücülerin, kaza branşında hasar suistimallerinin ne kadar yüksek olduğunu gözlemleyebiliriz. Gerçek olmayan hasarların önlenmesi için tescil tarihi eski, sigorta yaptırmamış olan araçların gözetimi yapılmadan teminat verilmemesi, kaza tespit tutanağı içeriğinin güncellenmesi ve kaza mahalline gidecek özel ekiplerin oluşturulması, tamirci ve eksperlerin mesleki yeterliliklerin gözetilmesi ve bu konuda sigortacıya maksimum desteği vermeleri gerekir. Gerçek olmayan hasarların önlenmesi konusunda acente olarak bizler çalışmış olduğumuz sigorta şirketleriyle hasar anında paralel olarak işbirliği yapmak mecburiyetindeyiz.